Babası'nın aniden ölümünden sonra, Mia adlı genç kadın evine getirilmiş olan küllerle garip ve korkunç olaylarla karşı karşıya kalır. Gözleri yanıp sönmek, boş odalarda fısıltılar ve çocukluğundan gelen rahatsız edici rüyalar Mia'yı endişelendirir. İlk başta bu olayları yasın belirtileri olarak görse de, olaylar giderek daha şiddetli ve kişisel hale gelir. Babasının ruhunun onunla iletişim kurduğunu düşünen Mia, babasının gizli tuttuğu karanlık sırlarını ortaya çıkarmaya başlar. Yalan, hainlik ve kendisini tamamen değiştirecek mirası keşfeden Mia, sadece babasının hafızasıyla değil, gömülmek istemeyen karanlıkla da yüzleşmek zorundadır.